Hayatla Baş Etmek

tumblr_inline_mmhbkaNAqA1qz4rgpÇevremde pek çok mutsuz, taşımaya çalıştığı yüklerin altında ezilmiş insan görüyorum. İşinden mutsuz, eşinden mutsuz, evinden mutsuz, ailesinden mutsuz hayattan mutsuz kısacası. Bir dokun binlerce ah işit. Şikâyet edecek binlerce sebepleri var sorsanız. Üstelik saydıklarının hepsine bakarsanız somut ve gerçek şeyler. Zaten sıkıntı saydıklarının gerçekliğinde değil, çoğu zaman olaylara bakış açısında. Ben “polyannacılık” oynamaktan bahsetmiyorum. Zaten bir psikoloğun böyle bir şey önermesi oldukça sağlıksız olur.

Benim bahsettiğim şey burada yaşanan sıkıntılara biraz daha objektif bakabilme becerisini kazanmak. Her sıkıntı karşısında dünyanın sonu gelmişcesine karalar bağlamamak. Objektif bakabilmek ne demektir? Birinci olarak işin içine duyguları katmadan net olarak sorunu belirlemek. İkincisi o sorunu çözmek için yapılabilecek şeyleri belirlemek. Üçüncü adımda harekete geçmek. Tabii ki hayat bu kadar basit değil.
Bazen çözüm için elden hiçbir şey gelmeyebilir. Yapılabilecek hiç bir şey olmayabilir. İşte o zaman da kabul etmek gerekir. Kabullenmek lafta kolay pratikte ise güçtür. Sağlam ve güçlü durmayı gerektirir. Destek almaktan asla çekinmemek, hatta destek mekanizmalarınızı maksimuma çıkarmak oldukça faydalı olabilir.

Bir hocamın söylediği ve asla unutmadığım bir şey var. Şöyle özetlenebilir; stres etki gücü= stres yaratan faktörler/ destekler. Yani sizin 20 birimlik sıkıntınız ve 2 birimlik desteğiniz varsa stresin üzerinizdeki etki gücü 10 birim olacaktır. Ancak sizin 20 birim strese karşı 5 birim desteğiniz varsa bu etki 4 birime düşecektir. O yüzden hayatınızda sıkıntı ve stres miktarını azaltamıyorsanız bunlarla baş edecek destekleri arttırmaya çalışın. Neler olabilir o destekler? Arkadaşlar, spor, meditasyon, hobi, psikolojik terapi, eşin desteği, ailenin desteği, evladınız… Sizin dayanma gücünüzü arttıracak her şey olabilir. Yeter ki etkin şekilde faydalanın. Bu sayede hayattaki sorunlarla daha rahat başa çıkabilir, daha pozitif bir bakış açısı kazanabilirsiniz.

Bazen gündelik sıkıntı ve koşturmacalar içerisinde hayatta bizi mutlu eden şeyleri ıskalıyoruz, es geçiyoruz. Problem çözmeye üstelik anında çözmeye odaklanıyoruz. Bu da bizleri mutsuz, bitkin, bezgin ve keyifsiz bir hale getiriyor. İşte tam da bu boğulma anlarında destek mekanizmalarını devreye sokmalı, ne olursa olsun devam etmeden önce bir nefes molası vermeli, yavaşlamalı ve kendimize dönmeli kendi ihtiyaçlarımızı sorgulamalıyız. Bu bağlamda hep unutulan şeyi yapıp kendimize biraz ilgi ve şefkat göstermek de çok etkili bir destek sağlar. Herşeyin olduğu gibi insanlarında şarj olmaya, güç toplayıp yenilenmeye ihtiyacı vardır. Tükenme noktasına gelmeden kendinizi şarj ederseniz çok daha güçlü ve verimli olursunuz.
Hayatı akıntıya karşı yüzmek yerine akıntıya kapılıp savrulmadan beraber destek alarak yüzmek olarak algılamaya ve öyle yaşamaya çalışırsanız hayatınızı kolaylaştırırsınız.

Etiketler : , , ,

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir