İletişim Üzerine

İletişimBir psikoloğun ilk öğrenmesi gereken şey iyi bir dinleyici olmak, danışanın anlattıklarını ve anlatamadıklarını duymaktır. Gerçekten neye ihtiyacı olduğunu anlamaya çalışmaktır. Bunu hem profesyonel hemde özel hayatımda maksimum oranda yapmaya çalışıyorum.

Profesyonel hayatımda ona ayırdığım saatte danışanıma odaklandığım için bu kolay. Dinlemeye, anlamaya ve ihtiyaçlarını en sağlıklı şekilde tatmin edebilmesi fark edebilmesine çalışıyorum. Kendi ihtiyaçlarımın da farkında olup bunun sürece karışmaması içinde tüm dikkatimi ve özeni gösteriyorum. Çünkü orada esas olan danışan.

Peki ya özel hayatımda. Bu biraz daha zor. İkili ilişkilerde geçmişimiz, beklentilerimiz, ihtiyaçlarımız pek çok şeyi en önemlisi karşı tarafa nasıl davrandığımızı belirliyor. Kendi ihtiyacımızla karşı tarafın ihtiyacını karıştırabiliyoruz. Gerçekten ne dediğini çoğu zaman dinlemiyoruz. Konuşma sırası beklediğimiz için susuyoruz. Falcılık yapıyor, ne düşündüğünü ne hissettiğini sormadan tahmin ediyor üstelik tahminlerimizi doğru kabul edip ona göre karşılık veriyoruz. Gerçek ihtiyacı ne, bilmiyoruz.

Bana bu mesleğin ve aldığım eğitimlerin, mesleki paylaşımların öğrettiği en önemli şey gerçekten dinlemek. Elimden geldiğince özel hayatımda karşı tarafı dinlemeye ve anlamaya çalışıyorum. Duygularına ve ihtiyaçlarına saygı duyuyorum. Birde tabi kendi ihtiyaçlarımın ve onların güdülediği davranışlarımın farkında olmaya gayret ediyorum.
Gözlemlerim bana şunu gösterdi ki kişiler arası yaşanan pek çok problemin temeli iletişim problemlerine dayanıyor.

Sağlıklı bir iletişim için şunları tavsiye ediyorum;
1. Önce kendinizi dinleyin. Olumlu olumsuz bütün duygularınızla temas edin. Seslerini duymaya çalışın.
2. İhtiyaçlarınızı ve davranışlarınızı nasıl etkilediğini anlamaya çalışın.
3. Karşı tarafı gerçekten dinlemeye çalışın; sözcükleri ve beden dili ne söylüyor, duygusu ne, ihtiyacı ne anlamaya çalışın.
4. Fikirlerinizi söyleyin, ancak yargılamadan ve suçlamadan.
5. Soru sorun. Tahmin etmek yerine sorun ve cevabını dinleyin. Belki tahmininizin tam tersi bir şey söyleyecek.
6. Duygularınızı ve ihtiyaçlarınızı açıkça dile getirmekten çekinmeyin. Karşınızdakinin aklınızı okumasını beklemeyin
7. Suçlayıcı sen dili yerine kendi duygunuzu anlatan ben dilini kullanın.
8. Saygı duyun ve kabul edin.
9. Samimi ve içten olun. Devam etmek istemiyorsanız bunu da açık bir biçimde ifade edin. Sebeplerinizi anlatın.
10. Tükenmemek adına sınırlarınızı koruyun.
11. “Senin için saçımı süperge ettim, bunu bana nasıl yaparsın?” Sorusuna alabileceğiniz en muhtemel yanıt etmeseydin olacaktır. Kendi yaptığınız seçim sizin sorumluluğunuzdur vereceği karşılıkda karşı tarafın. İstemediğiniz bir karşılık aldığınızda karşı tarafı suçlamanız doğduğu ve ihtiyaçları olduğu için bebeği suçlamak gibidir. Ya doğurmayacaksın ama bu seçimide yaptıysan sorumluluğunu alıp sonuçlarıyla yetişkin bir insan gibi yüzleşeceksin. Çünkü her zaman başka bir seçim başka bir seçenek vardır.

Etiketler : , ,

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir