Hayatla Baş Etmek

Hayatla Baş Etmek

Çevremde pek çok mutsuz, taşımaya çalıştığı yüklerin altında ezilmiş insan görüyorum. İşinden mutsuz, eşinden mutsuz, evinden mutsuz, ailesinden mutsuz hayattan mutsuz kısacası. Bir dokun binlerce ah işit. Şikâyet edecek binlerce sebepleri var sorsanız. Üstelik saydıklarının hepsine bakarsanız somut ve gerçek şeyler. Zaten sıkıntı saydıklarının gerçekliğinde değil, çoğu zaman olaylara bakış açısında. Ben “polyannacılık” oynamaktan bahsetmiyorum. Zaten bir psikoloğun böyle bir şey önermesi oldukça sağlıksız olur. Benim bahsettiğim şey burada yaşanan sıkıntılara biraz daha objektif bakabilme becerisini kazanmak. Her sıkıntı karşısında dünyanın sonu gelmişcesine karalar bağlamamak. Objektif bakabilmek ne demektir? Birinci olarak işin içine duyguları katmadan net olarak sorunu belirlemek. İkincisi…
Devamını okumak için tıklayın >>
Pazartesi Sendromu…

Pazartesi Sendromu…

Her pazar akşamının ve pazartesi sabahının klişesi eyvah “PAZARTESİ SENDROMU”. Tatil arkası işbaşı zamanı. Öğrenciler için okul başı, ders başı; ödevler, sınavlar. Peki ne yapmak lazım ki Pazartesileri sendromsuz geçirelim. Öncelikle şunu kabul etmek gerekiyor ki ülkemizde çalışan kesimin büyük çoğunluğu sevmediği bir işte, ekmek parası derdine çalışıyor, mutsuz, bezgin… İşi ile ilgili herhangi bir motivasyonu, enerjisi yok. Tabii ki birine sevmediği bir işi zorla sevdiremeyiz. Ülkemiz şartlarında insanlara işini bırak demek de mantıklı bir öneri değil. Bu durum Pazartesi sendromunun şiddetini arttırıyor. Neler yapılabilir? Birincisi iş ortamıyla ile ilgili sevilecek bir dayanak bulunabilir; sevilen bir iş arkadaşı, masa üstünde…
Devamını okumak için tıklayın >>
Bence Terapi Nedir?

Bence Terapi Nedir?

  Terapi nedir? Ne işe yarar? Terapi bence öncelikle kendinizle temas etme yolculuğudur. İçinize dönmeye başlarsınız. İç dünyanızda gerçekten neler olup bittiğini fark etmeye. Farkındalık değişim yolunda atılmış ilk ve en önemli adımdır, ancak yetmez. Değişmeyi istemek bunun için motivasyona sahip olmak gerekir. Terapist ancak sorunlarını çözüp değişmeyi isteyen birine yardımcı olabilir. Ona bu yolculukta rehberlik edebilir. Bundan sonraki adım da işbirliğidir. Terapist ve danışan bu süreçte yüzde yüz işbirliği içinde olmalıdır. Terapist danışanın ihtiyaçlarına ve gündemine saygı duymalı, danışan da terapist ile güven ilişkisini kurduktan sonra terapistine açık olmak konusunda ve çalışmak konusunda istekli olmalıdır. Çalışmak, terapi süreci aynı…
Devamını okumak için tıklayın >>
Kimse Beni Anlamıyor

Kimse Beni Anlamıyor

En çok kullandığımız ve en çok duyduğumuz o meşhur cümle; “Kimse beni anlamıyor…”. Alt metinleri; kocam beni anlamıyor, sevgilim benim anlamıyor, annem beni anlamıyor, arkadaşlarım beni anlamıyor, babam beni anlamıyor, kardeşim beni anlamıyor vs… Bu liste uzayıp gider. Hepimiz anlaşılma ihtiyacı içerisindeyiz. Üstelik sadece anlaşılmak da değil. Empatik olarak anlaşılmak, doğru anlaşılmak ve hatta kimi zaman anlatmadan anlaşılmak. Oysa anlatmak ve anlaşılmak karşılıklıdır. Açık olmayı, karşı tarafı anlamayı, anlatmak kadar iyi bir dinleyici olmayı gerektirir. Kimse beni anlamıyor derken zaten aslında genelikle özel bir kişiden bahsedilir. O kişi tarafından dinlenilmeye, anlaşılmaya ve onaylanmaya ihtiyaç duyar. Bazen de gerçekten bütün dünya…
Devamını okumak için tıklayın >>