Yaşlı Ebeveyn ve Yetişkin Çocuklar: Rol Değişimi

yaslilik_toptan_odemesi_787169493

Ebeveyn çocuk ilişkisi konusu genelde anne-baba ve küçük çocuk ilişkisi yönünden ele alınır anlatılır. Madalyonun diğer tarafında ise yaşlanmış ve genellikle tek kalmış anne veya baba ve onun yetişkin, artık kendi hayatını, kendi ailesini kurmuş, orta yaşlarını yaşayan çocuğun iletişimi bulunmaktadır. Bu noktada çocukluk ve ergenlikte anne ve babayla yaşanmış travmalara ve bunların bu ilişki üzerindeki etkisine değinmeyeceğim. Bu kendi başına ayrı bir yazı konusudur.
Nedense artık her iki tarafta yaşını almış yetişkinler olduğu için bu ilişki ve bu ilişkide yaşanan sorunlar pek ilgi görmemektedir. Bu ilişkide artık roller yavaş yavaş değişmeye başlamıştır. Bakım sorumluluğu anne ya da babadan çocuğa geçmiştir. Bu başlı başına kabul edilmesi zaman alan zorlu bir süreçtir. Hele kimi yaşlanan ebeveyn için sağlığı özbakımını yapmakta ve temel ihtiyaçlarını gidermekte zorlanacak kadar bozulmuşsa, çocuğuna muhtaç olma hissi oldukça sıkıntı verici olabilir. Bir kısım ebeveyn ise daha farklı bir kategoridedir ve oldukça talepkar olabilir. Bazıları yaşlanmayı kabul etmediği ve hala eski yaşantısını sürdürmek istediği ancak sağlığı artık buna elvermediği için mutsuz, agresif ve depresif bir ruh hali içinde olabilirler. Bazen bunun acısını çevrelerindeki yakınlarından çıkarabilirler. Bu da ilişkiyi oldukça sıkıntılı ve gergin bir hale sokar. Hiçbir şeyden memnun olmayan, sürekli şikayet halinde olan, devamlı ilgi alaka isteyen bir yaşlı ebeveyn çocuğunun sabrını ciddi şekilde zorlar. Bu noktada zaman zaman patlamaların yaşanması kaçınılmazdır.
Tabii bir de diğer tarafta işi daha da zorlu hale getiren hayatın gerçekleri var. Artık hem kadın hem erkek iş hayatının içinde aktif olarak bulunmaktadır. Şehirlerde insanlar ufak apartman dairelerinde yaşamakta ve çekirdek aile bu dairelere anca sığmaktadır. İnsanlar şehir hayatında sürekli koşturmakta, çocukları, kendi arkadaşları, iş, güç derken geriye oldukça sınırlı bir vakit kalmaktadır. Bu yüzden çoğu zaman yaşlanan ebeveyne oldukça az vakit ayırabilmektedir. Hayatlarının zamansal ve mekansal şartları da yaşlanan ebeveyn ile bir arada yaşamaya çoğu zaman müsaade etmemektedir. Burada iki alternatif ortaya çıkmaktadır. Ya yaşlanan ebeveyni yaşadığı evde bir bakıcıya emanet etmek ya da bir huzur evine yerleştirmek. Bakıcılar konusunda güvenilir birini bulma meselesi varken, huzur evine yerleştirmek başlı başlına sancılı bir süreçtir. Yaşlı anne ya da yaşadığı evden koparmak, yeni bir düzen kurmak, acaba iyi bakılacak mı soruları, “huzurevine attım” hissi. Bu etmenler bu süreci psikolojik olarak zorlu hale getirmektedir. Ancak burada karşılıklı iyi ve sağlıklı iletişim kurmak, ziyaret edip onunla kaliteli vakit geçirmek, sevdiği şeyleri temin etmek, günde bir kez de olsa arayıp hal hatır sormak, iletişim kurmak bu sürecin sıkıntılarını hafifletecektir.
Her şey bir tarafa yaşlı bir birey ile iletişim kurmak hiç kolay bir iş değildir. Bol miktarda sabır ve sükunet ister. Hele bu kişi anneniz, babanız, yakın akrabanız ise bir kat daha fala sabırlı olmalısınız. Hayatın bu dönemi, unutkanlıkların ve takıntıların bol olduğu, irili ufaklı sağlık problemlerinin yaşandığı, ilgiye çok ihtiyaç duyulan ve yaşanmış kayıplar ve hayat kalitesinin azalmasından dolayı oldukça kırılgan bir dönemdir. Çevresinden her kayıpla yaşlı kendini biraz daha yalnız ve ölüme bir adım daha yakın hissetmektedir. Bu yüzden yaşlı ebeveyn ile ilişkide bunların unutulmaması ve onların hayatın farklı bir döneminde olduğunun kabul edilmesi önemlidir. Talepleri ve huysuzlukları ile oldukça zorlayıcı olabilirler. Bir takım nörolojik rahatsızlıklardan ötürü aşırı unutkan ve sizi anlamakta zorluk çeken bir durumda olabilirler. Görme ve işitme problemi yaşıyor olabilirler. Onları mümkün olduğunca olduğu gibi kabul etmeye çalışmak, empati kurmak, sabırlı olmaya çalışmak ne kadar zor olsa da yardımcı olabilir. Şunu kabul etmek gerekir ki yaşlılık zor bir süreçtir ve bir yönüyle çocukluğa dönüştür. Huysuz, aksi, bencil, talepkar, zor olabilirler. Böyle durumlarda sabrınızı ve sükunetinizi korumayı başarırsanız ilişkinizi daha kaliteli bir hale getirebilirsiniz.

Etiketler : , , , ,

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir